Alışveriş sepetiniz boş!


Tesbihin Tarihçesi

Tesbihin Tarih Sahnesine Çıkışı 

              Tesbihin tarihinin ne kadar eskiye dayandığını merak ettiniz mi hiç? Boncuk, kemik ve taşların ip ile olan münasebeti en az insanlığın tarihi kadar eskiye dayanıyor. Bir çok dinde farklı şekillerde yer edinmiş tesbih kavramının aslında çıkış noktası, tarihin gidebildiği en eski dönemleri içeriyor.

                Tesbihin ibadet ile ilişkilendirilmesi  ise ilk olarak Hindistan'da Hindu inanışı ile şekillenmiş. Tesbihin ataları diye tabir edebileceğimiz Hindistan'dan doğuya, sonra Ortadoğu'ya en son da Avrupa'ya yayılan bir güzergahın söz konusu olduğu bu gün yapılan araştırmalar sonucu ortaya konulmuş. Tesbihin her dinde kullanım amacı ise aynı kalmış, saymak... Müslümanlar, Katolikler, Hindu ve Budistler tespihi aynı amaç doğrultusunda kullanmışlardır.

                Tesbihin İslam dünyasına ne zaman girdiği ise kesin olarak tespit edilememiştir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) tesbih taşıdığına dair bir kanıt günümüze kadar gelmemiştir. Osmanlı döneminin belli bir kısmı da bu anlamda tarihin karanlık sayfaları arasında yer almaktadır. Arşivlere baktığımızda tesbih ile ilgili ilk bilgilere ancak 16. yüzyılın sonlarına doğru ulaşabiliyoruz.

                Ancak şöyle bir durum var, Peygamber efendimizin zamanında namazdan sonra, çakıl taşı ve hurma çekirdeklerinin kullanıldığı bazı hadislerde geçmektedir. Her namazdan sonra 33 defa 'Subhanallah', 'Elhamdulillah' ve 'Allah'u Ekber' kelimelerinin hangi tarihte başladığı hakkında ise kesin kaynaklar bulunmamaktadır. 

                Müslümanlarda ilk tesbih kullanımı Hz. Ebu Bekir dönemine rastladığı rivayet edilmektedir. (Bkz. Vikipedi) İslamiyet'in ilk yıllarında ise avuç içinde bulunan parmak çizgileri bu anlamda kullanılmış ancak teknolojik bir çok gelişme bu gün bazı konularda olduğu gibi bu alışkanlığı da değişime uğratmıştır. Amaç aynı olduktan sonra yapılış şeklinin 'helal' dairede kalması şartıyla, yöntemin değişmesinin bir sakıncası bir çok İslami konuda baz alınabilir olarak görülmelidir.

                Bunun dışında zikir amaçlı olarak kullanılan tesbihler tarihin bir çok sayfasında farklı sayılarda dizayn edilmiş olup, bu konuda da değişiklik göstermişlerdir. 33, 99, 500 ve 1000 gibi rakamlara ulaşan boncuk sayıları ile bir çok çeşidine tarihin belirli dönemlerinde rastlamak mümkün. 500 ve 1000'lik tesbihler daha çok tekke ve dergahlarda zikir amaçlı olarak kullanılır ve sayma problemini ortadan kaldırdı.

                Tesbihin kullanış amaçları her ne kadar farklılık gösterse de, tesbih varlığını insanlığın tarih sahnesine çıktığı andan bu güne kadar getirmeyi başarabilmiş bir malzeme olarak, günümüzde de hala devam ettirmektedir. Günümüz biliminin tesbih çekme alışkanlığına bakış açısı daha farklı boyutlarda. Bu anlamda bir çok psikolojik tanımın bulunduğu amaç ve sonuç ilişkisine dayandırılan olgular mevcut. Belki daha bir çoğu yazılacak veya yazılmak üzere ancak bilinen bir gerçek var ki, insan var oldukça tesbih daima var olacak...